Sana ne yapacağımızı değil, ne hissedeceğini anlatayım. Acelesi olmayan, sessizce taşıdığın şeye alan açan bir buluşma.
“İki yere de aitim ama hiçbirine tam değilim.” “Bir parçam burada, bir parçam başka yerde kalmış gibi.” Bu cümleler tanıdık geliyorsa, bu yolculuk tam da onlar için yapılandırıldı.
Aidiyetsizliği bir eksiklik değil, bir geçit olarak görmeye başladığında ne olduğunu birlikte keşfediyoruz.
Zorlayıcı değil, yumuşatıcı. Travmaya zorla giriş yapmıyoruz; zaten içeride taşıdığın şeylere alan açıyoruz. Küçük, kapalı bir grupta, anadilinde.
İki gün ve arasındaki bir gece. İlk gün açtığımız alanı zihin uykuda işliyor; ikinci gün farklı bir yerden başlıyorsun. Bir hafta sonra da yalnızca sen ve ben, açılan bu alana birebir eşlik ediyoruz.
Her kapı bir farkındalık açar, bir yük bırakır, bir yön gösterir.
Sessizce taşıdığın görünmez yüke isim vermenin hafifliği. Görmek, bırakmanın ilk adımı.
Aidiyetsizliği yara olmaktan çıkarıp kimlik olarak almanın rahatlığı. Yolculuğun kalbi.
İki kültürü bir zenginliğe çevirmenin gücü. Köksüz değil, çok köklü olduğunu hissetmek.
Bu yolu yürüyenlerin, izinleriyle paylaştıkları.
“Programdan önce ne tam burada ne tam orada olduğumu hissediyordum. Şimdi ikisinin de içinde olabildiğimi biliyorum.”
Z. D. · 32, Berlin“İki gün içinde, yıllardır taşıdığım sessiz ağırlığı bırakmaya başladım. Anlatması zor; o gün sadece hissettim.”
A. K. · 38, BristolDoldurduğun an başvurun bana ulaşır; her birini tek tek okuyorum ve 24 ila 48 saat içinde sana özel bir yanıt yazıyorum.
Başvuruyu başlat